PARAGRAPH POWER

Posted on Ekim 3, 2009

Sınavlarda kelime dışında paragraf bilgisi de önemli bir noktadır.Eğer en çok bu bölümden kaçırıyorsanız paragraf bilgisi ve ipuçları konusunda bilmediğiniz noktalar var demektir.Paragraf sorularını çözmek için hem kelime hem de çok konuda,fazla soru çözmeniz gerekir.bu kitap paragraf tekniklerini,ipuçlarını,çözümlü örnekleri verdikten sonra her konuda yüzlerce paragraf soru ve kelime desteğini içermekte.Özellikle ÜDS den sınava girenler için her alandaki paragraflar ayrılmıştır.Kitabı incelemenizde yarar olduğuna inanıyorum.

nejatalperen@hotmail.com 0505 3535937 (öğretmen hattı)  0538 8556266

DEVAMI İÇİN ALTTA “READ MORE” U TIKLAYINIZ !!!

1- “VOCABULARY–IN-CONTEXT” SORU TİPİ

1.Bu tip sorularda şıklarda verilen kelimelerden hangisinin parçada verilen altı çizilmiş kelimenin yerine geçeceğine dikkat edilmelidir.

2.Burada sorulan sorular isim,sıfat,fiil,zarf türü tek kelime olduğu gibi 2-3 kelimeden oluşan bir “phrase” de olabilir.

3.Bazen sorulan kelimenin bir tanımı (definition) da istenebilir.Bu durumda verilen parçanın genel yapısı içindeki anlamına (context) dikkat etmek gerekecektir.

ÇÖZÜM İPUÇLARI

Verilen kelimenin;

1. Eş-anlamına (Synonym ) ,

2. Parçada verilen o kelimeyle ilgili örneklemelere,

3. “But” gibi bağlaçlarla verilen zıtlıklara (contrast),

4. Parçanın genel fikrine (general context), bakarız.

ÖRNEK PARAGRAF-1

Fifty years ago, when I was a child, photographs were not of general interests. Photographs were taken of people on special occasions, at weddings and on birthdays, for instance, these pictures were usually kept in a box and brought out at intervals to show the family. Nowadays photography is regarded as an art, just as painting is. Many photographic exhibitions are held and there are many magazines dealing with the art of photography.

1. “general interests” means ________ .

a) somewhat indefinite

b) limited to one class

c) common interest

d) most members of a category

e) prevailing among

AÇIKLAMA

common interest : genel, umumi ilgi


2. Find the best replacement for “special occasions” in the passage.

a) a special offering

b) special events

c) specific to a person

d) common or usual

e) having a specific function

ÖRNEK PARAGRAF-2

In the 16th century it became customary to display sculpture and easel paintings in the long halls, or galleries, of palaces and the residences of the wealthy. Thus began the use of the term gallery for a place where works of art are hung or arranged for viewing. Collections of smaller art objects or of natural curiosities were housed in a cabinet (Italian gabinetto; German, Kabinett: both derived from Latin, cavea, “hollow place” or “cave.”) Originally a piece of furniture where small valuables were stored for safekeeping, the cabinet was later extended in use and meaning to designate a small room where such things were kept. The first cabinets were formed in Italy, spreading to the north in the 17th century; they became widespreadthroughout Europe with trade and economic prosperity in the 18th century. Occasionally, distinguished travellers were allowed to visit these private cabinets; gradually, in the 17th and 18th centuries they were opened to the public.

1. “customary” means ________ .

a) skilful after much practice

b) done with delicacy and skill

c) commonly used or practiced; usual

d) having finished or arrived at completion

e) set apart from other such things

AÇIKLAMA

customary: habitual: alışılmış

Şıklar içinde en uygun “c” dir.


2. Find the best replacement for “gallery” ____.

a) spectators at a golf or tennis match

b) a room or series of rooms where works of art are exhibited

c) a long usually narrow room used for some specific purpose

d) a covered corridor (especially one extending along the wall of a building

e) narrow recessed balcony area along an upper floor

AÇIKLAMA

Parçadaki “gallery for a place where works of art are hung or arranged for viewing: Sanat eserlerinin asıldığı veya izlenmesi için düzenlendiği” ifadesinden “B” seçeneğini buluyoruz.

3. Find the best replacement for “derived from” ____.

a) conclude by reasoning

b) appear like; be similar to

c) be compatible

d) come from

e) take the place of

AÇIKLAMA

derived from Latin, cavea: latince “cavea”kelimesinden gelir.”gelmek,türemek” anlamından yola çıkarak bu sözcüğü en iyi karşılayan,yerine geçebilecek sözcük: “Come from” olmalıdır. Şıklar içinde en uygun “d” dir.

2 -“REFERENCE QUESTIONS” SORU TİPİ

1.Bu tip sorularda he,she,it,them, ” gibi ZAMİRLER (PRONOUNS),veya verilen bir ifadenin (EXPRESSION) parçada neyi anlatmak istediği (neyi işaret ettiği veya neyi ifade ettiği) sorulmaktadır.

2.Bu tip sorulan sorular en kolay bulunabilecek okuma sorularıdır.Bunun için ilgili bölümü , önce ve sonra gelen cümleleri dikkatli okumak ve özne ile zamir ilişkisine bakmak yeterlidir.

ÖRNEK PARAGRAF-1

Two main types of computers are in use today, analogue and digital. Analogue computers exploit the mathematical similarity between physical interrelationships in certain problems, and employ electronic or hydraulic circuits (see Fluidics) to simulate the physical problem. Digital computers solve problems by performing calculations and by dealing with each number digit by digit. Installations that contain elements of both digital and analogue computers are called hybrid computers. They are usually used for problems in which large numbers of complex equations, known as time integrals, are to be computed.

1. The word “computers” refers to_____

a) certain problems

b) electronic

c) hydraulic circuits

d) calculations

e) analogue and digital computers

AÇIKLAMA

Parçadan “computers” ile kastedilmek istenen analog ve digital bilgisayarlardır.

2. The word “they” refers to____.

a) complex equations

b) analogue computers

c) digital computers

d)  hybrid computers

e)  time integrals

AÇIKLAMA

Parçadan “they” (onlar) zamirinin “hybrid computers” (hibrit (melez) bilgisayarlar yerine kullanıldığı parçada açıktır.


Okuyucuların , okudukları materyaller için çok kesin ve gerçekçi amaçları vardır. Bu nedenle , yazılı bir metni okuma şekli de okuyucunun amacına göre değişim gösterir. Bir roman veya hikayeyi asla bir şiir gibi okumazlar. Çünkü hikayeye verdikleri dikkatten daha fazlasını şiire verirler. Aynı şekilde bilgi toplamak için okuduklarında da yine eğlence olsun diye okuduklarından daha farklı olurlar. Eğer sadece zevk ve eğlence olsun diye okurlarsa , en yüksek hızda , not almaksızın veya hiçbir kelime ve cümlenin altını çizmeksizin okurlar. Bu türlü okumaya “Extensive Reading (Yüzeysel Okuma) denir.

Öte yandan , bilgi toplamak veya üzerinde düşünmek için okurlarsa , o zaman yüzeysel okumadan farklı bir şekilde okurlar. Örneğin yavaş ve yorum yaparak , önemli görülen cümle veya kelimelerin altını çizerek okurlar. Aynı zamanda not da alırlar. İşte bu okuma türüne “Intensive Reading” (Yoğun Okuma) denir. Bu okuma türünde amaç, parçanın tamamını anlamak , yazarın amaç veya yaklaşımlarına aynı zamanda ulaşabilmektedir.

Diğer taraftan okumayı sesli veya sessiz olmak üzere yine ikiye ayırabiliriz.Sessiz okuma için “Okumanın özüne en yakın olanıdır” denebilir. Çünkü bu zamana kadar, insanlık tarihinin başlangıcından beri yapılan okumanın çoğu sessizdir. Bunu bir okuma salonuna girince de görebiliriz. Çünkü herkes bir diğerini rahatsız etmemek için sessiz okur. İkinci bir neden de, okunan metnin tam olarak anlaşılması ancak sessiz okuma ile sağlanabilir.

Sessiz okuma farklı farklıdır. Bu da okuyucunun amacına göre değişir:

1-Bölüm veya başlıklarına bakarak materyali incelemek

2-Paragrafda özel bir konuyu araştırmak

3-Gerçek manada anlamayı sağlamak

4-Bazı detayları, okunan metnin içeriğini kavramak

5-Materyalin yazıldığı dili çalışmak

Bunların ilk üçü “Extensive Reading” , son ikisi de “Intensive Reading” tipine girer.

İkinci olarak da sesli okumayı ele alabiliriz. Okuyucuların niçin sesli olarak okudukları sorusu , onların çok iyi bir telaffuza sahip olma inancından kaynaklandığı düşüncesiyle açıklanabilir. Böyle yapmakla okuyucular ses-sembol ilişkisini de kurarlar. Ayrıca zorlanmadan konuşabilirler ve telaffuz edebilirler. Bu nedenle okumadaki temel faktör amaçtır. Amaçlarımız okuma şeklini belirler.


Yukarıda belirtilen noktalar, aslında “Okuma teknikleri” bilgisini de kapsamaktadır. Bu teknikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

A) Ana fikri bulma (Finding Main Idea)

B) Analiz yapma (Analysing the Main Article)

C) Metin içinde kelime bilgisi (Vocabulary in Context)

D) Parçadan alıntı yaparak , bir karara varma (Making Inferences and Drawing Conclusions)

Ana fikri bulmak için öncelikle ilk ve son cümleye bakarız.Bazen ilk cümle bize ana fikri vermeyebilir.Yazar, bu durumda ana fikri vermeden önce bir kaç giriş cümlesi vermiş de olabilir.Bu nedenle bu giriş cümlelerini takip eden cümleyi inceleyerek ana fikre ulaşabiliriz.Eğer ana fikir açık olarak burada da verilmemişse,bu durumda parçanın tümünü okuyarak gizlenmiş olan ana fikri yakalamaya çalışırız. Ana fikri yakalamak için paragraf yapısını iyi tanımak gereklidir.Şimdi tipik bir paragraf yapısınınnelerden oluştuğuna bir göz atalım:

Tipik bir paragraf üç bölümden meydana gelir.

1.İlk cümle paragrafın kalbi olan (topic Sentence) konu cümlesini kapsar.Konu cümlesi (aynı zamanda tez veya anahtar cümlesi de denir) paragraf konusunun yeni bakış açılarını içerir.

2. İkinci bölüm bu bakış açılarının geliştirildiği cümlelerdir.Bu cümleler, öne sürülen delil ve hususlar,açıklamalar,ayrıntılar,örneklemeler ve diğer destekleyici fikirlerden oluşabilir.

3. Paragrafın son cümlesi genellikle paragrafı özetleyen bir sonuç cümlesinden oluşur.Bu ifade “Topic sentence”ın başka kelimeler kullanılarak verilmiş diğer bir şeklidir.Yani onunla örtüşür.

KPDS-UDS-YDS sınavlarında en çok soru olan bölüm, okuduğunu anlama sorusu bölümüdür. Metinle ilgili olan bu sorular sadece okuma becerisini ölçmekle kalmayıp, aynı zamanda okuyanın ne anladığınıbakış açısını ve parçadan hüküm çıkarabilme yeteneklerini ölçmektedir. Aynı biçimde adayın metni analiz edip edemediğini ölçmektedir. Bu açıdan sınava girenlerin başaramama korkusu taşıdığı bölüm bu Parça okuma” bölümüdür. Sınava girenlerin çoğu parçada kullanılan kelimeleri bilmediğini, buna bağlı olarak da parçayı anlayamadığını ifade etmektedir. Bunun sonucu olarak da sorulara doğru cevap veremediklerini düşünmektedirler. Bu tam olarak doğru bir sav değildir.Parça sadece bir kaç kelime üzerine kurulmuş olamaz.Buradan yola çıkarak parçada geçen kelimelerin anlamını parçanın tamamını okuyarak da tahmin edebiliriz.Bununla ilgili olarak aşağıdaki bölümde kelimenin anlamını bulma teknikleri verilmiştir.Bir başkasorun ise, parçayı Türkçe’ye çevirmeye çalışarak gereksiz ve fazla zaman harcamalarıdır. Bu dayanlış bir yöntem olacaktır.

İyi bir sonuç elde etmek istiyorsak, okuduğumuz parçayı iyi anlamalı ve onu nasıl kullanacağımızı bilmeliyiz. Karşımıza çıkan her kelime için sözlüğe bakmamız gereksiz ve usandırıcıdır. Bunun yerine zamandan kazanarak dikkatimizi o konuya daha çok verebiliriz. Bilinmeyen kelimeleri sözlüğe bakmadan parçadan çıkarabilmek için şu ipuçlarına dikkat ediniz:

İPUCU-1:

Bir tanım verildiği zaman yeni bir kelimenin anlamını bulmak çok kolaydır ve bu genellikle ‘to be’ fiili kullanılarak yapılır.

ÖRNEK

Today, patients in many countries are entitled to opt for passive euthanasia; that is, to make free and informed choices to refuse life support.

euthanasia : to refuse life support

Burada “euthanasia” nın “yaşama son verme isteği” olduğu anlaşılmaktadır.

İPUCU-2

Clause marker”lara dikkat etmek gerekir. Yani cümle veya cümlecik bilgisi önemlidir. Bu kelimeler kendisinden önceki kelimeyi tanımlayan, açıklayan kelimelerdir.Which, that, who (whom), whose vewhere bir yan cümlecik yapılarıdır. Buradan yola çıkarak which, that, whose, who, where ilgi zamirlerinitakip eden cümleye bakarak bilinmeyen kelimenin anlamını kolayca çıkarabiliriz.

ÖRNEK

Mental illness can take many forms, the most common of which is depression; it may also be age-related, as in dementia. Most public concern surrounds schizophreniawhich is difficult to treat and can be stressful for family and friends.

İPUCU-3

Noktalama “punctuation” işaretlerine bakınız. Virgül (,), çizgi (-), tırnak işareti (“) (quotation mark), ve parantez ( ) kelimenin anlamını bulmada bize yardımcı olabilir.

ÖRNEK

is practice of ending a life so as to release an individual from an incurable disease or intolerable suffering, also calledmercy killing.“The term is sometimes used generally to refer to an easy or painless death.

Metinden anlam çıkarmanın en uygun yolu, parçadaki ipuçlarını kullanmaktır. Bununla kastedilen,bilinmeyen kelimelerekelime kök ve kaynaklarınaön ek ve son eklere dikkat etmektir. Eğer okuyucunun , konu ile ilgili az çok bilgisi varsa (background knowledge), onun için ana temayı bulmak ve parçayı kabataslak bir şekilde anlamak daha kolay olacaktır.

Okuma süresince , okuyan kimsenin yetenek ve becerileri de çok büyük önemlidir. Bazıları okuma tekniğinin nasıl olması gerektiğini gayet iyi bilir.Bu nedenle iyi bir okuyucu olmak için dikkat edilmesi gerekli noktalar şunlardır:

1.Her kelime ve cümle üzerinde fazla durulmamalı.

2.Genel bir perspektif ile parçaya bakılmalı.

3.Soru sorup , tahmin ve yorum yapılmalı.

4.Üç türlü bilinmeyen kelime türü olduğu kavranmalıdır:

5.Birinci olarak; anahtar kelimeler: Bu kelimelerin mutlaka anlaşılması gerekmektedir , gerektiğinde sözlüğe başvurulmalıdır.

6.İkinci olarak; önemsiz olup , geçilebilecek kelimeler: Bunlar genel bir anlama için o kadar önemli değillerdir.

7.Üçüncü olarak; anlamı metinden çıkarabilecek kelimeler: Okuyucu kelimenin anlamını bulmak için sözlüğe bakmak yerine diğer cümlelerin kullanmasını öğrenmelidir. (vocabulary in context)

8.Fikirler birbirlerine bağlanmalı , özetler ve açıklamalar yapılmalıdır.

9.Ana fikrin nasıl bulunulacağı , nasıl hipotez geliştirip , değiştirebileceğini bilinmelidir.

10.Not alınmalı ve önemli cümlelerin altı çizilmelidir.

11.Yazarın kastettiği ana fikir çıkarılabilmelidir.

12.Yüksek bir anlama kapasitesiyle birlikte , çok yüksek hızda da okuma yapılmalıdır.

13.Ne okunacağı (parçanın konusu) önceden tahmin edilebilmelidir.

14.Cümlelerin yapısındaki ifade farklılıklarına (mecaz gibi) dikkat edilmelidir.


Kelimelerin anlamını, bulunduğu metinden çıkarmak veya kelimenin anlamını çıkarabilecek diğer yolları bazı ipuçlarının yardımıyla yapılabiliriz.Özetlemek gerekirse:

1. “to be” fiiline dikkat ediniz. Bir tanım tam olarak verildiğinde kelimenin anlamını çıkarmak çok kolay olurve bu genellikle “to be” fiiliyle yapılır

2. Cümlecik bağlamlarına “that,which,whose,whom” gibi (Clause Markers) dikkat ediniz. Bir cümlecik , cümlenin veya kelimenin anlamını verebilir. “Which , whose , that , where , who” gibi bağlamlarla başlayan cümleciklerden sonraki bilgiler kelimelerin veya cümlelerin bir açıklayıcısı olacaklardır.

3. Noktalama işaretlerine” dikkat ediniz.Virgüller (,) , tırnak işaretleri (“”) , parantezler size yardımcı olan birer ipuçlarıdır.

Anlamı bilinmeyen sözcüklerin yer aldığı metin içerisinde dikkat edilecek noktalar şunlardır:

Noktalama işaretleri,

Bir kavram veya terimin tanımı,

Zıtlık, benzerlik,

Örnek,

Açıklama,

Eşanlamlı,

Zıt anlamlı sözcükler


Text-Based Types

Metine dayalı tipler

Text-Based Clues

Metne dayalı ipuçları

Text-Based Examples

Metinlerden örnekler

Punctuation /

noktalama

Commas “, ” virgüller
parentheses ( ) parantezler

dashes “-“ tire işaretleri

a) Nobody expected the new president, who had been elected by a vast majority of shareholders, to make such radical changes in the structure of the company.

b) Thirty-five years after his death, Robert Frost (we remember him at Kennedy’s inauguration) remains America’s favourite poet.

c) The practical advantage of prefabrication are twofold:it is quicker and it does away with uncertainty.

d) Mr. Gorbachev started glasnost- openness in the former Soviet Union.

Definition /tanım

Can/may be described

as, is called, can be defined as, is, was, /refer to, involve

mean / demektir

a) Some people call petroleum black gold, but itmay be better described as the lifeblood of industrialized countries.

b) Teacher can be your mother, father, or friend.Teacher is someone who teaches.

c) Some people use the term cooking to refer topreparation of all foods, not just those that are heated.
d)
An urban area, as defined by the U.S. Census Bureau, is a community with 2,500 or more people.

e) Value can be defined as the underlying activity which economics describes and measures.

f) The vagueness of the term “realism” means that it is only infrequently used in a critical context.

Contrast / zıtlık

While, whereas, on the contrary, on the other hand, but, yet, unlike, however, although

a) Journal prices have risen 400 percent in twenty years, while the price of books has increased only 40 percent in five.
Kitap fiyatları beş yılda sadece yüzde 40 artarken, dergi fiyatları yirmi yılda yüzde 400 artmıştır.
b)
At first he found the work worrying; now,however, he is enjoying it.
c)
He complains unceasingly but nobody takes him seriously.
d)
No one knows exactly how people learn a language although a great deal of research has been carried out on the subject.

Comparison /karşılaştırma

similarly, both, likewise, just as

a) Similarly, the psychological effects of competition may result in harm as well as good.

b) People must learn to communicate just as theylearn almost everything else.

Example / örnek

such as, such, like

Most people do need clothing such as heavy coats, waterproof overshoes and sun hats for protection against the weather.

reformulation

and explanation/açıklama

i.e.

in other words,

that is

a) Always use ‘tell’ when you say who was being spoken to: i.e. with an indirect object
b)
English is spoken by over a billion people around the world; in other words, by more than a quarter of the world’s population.

c) Romanticism is a term for a movement in the arts, that is, in music, painting, sculpture or literature.

Synonyms and antonyms

Eş anlam / zıt anlam

neither…nor

not only…but also

a) Though, the subject they were discussing wasneither complicated nor controversial, each speaker asked for extra time.

b) Oceans not only absorb carbon dioxide and other gases from atmosphere, but also hold and transport vast amount of heat through a network of currents.

Okyanuslar sadece atmosferdeki karbondioksidi ve diğer gazları emmekle kalmaz, aynı zamanda muazzam miktarlarda ısıyı tutarlar ve bir akıntı şebekesi aracılığıyla taşırlar.

4Kelimenin çevresine dikkat ediniz. Bazen kelimelerin anlamları bulunduğu cümlenin dışında farklı bir anlamda olabilir. Bu yüzden bir önceki veya sonraki cümleleri okumak gereklidir. Ayrıca kelimenincümle içindeki yeri de önemli bir ipucudur.

İlk bakışta anlamını bilmediğimiz bir sözcüğün çevresinde kullanılan diğer sözcüklere de dikkat ederek onun “context”inden o sözcüğün anlamını bulabiliriz.

www.kpdstest.com www.kpds.me www.kpdsem.com www.englishmatic.com www.nejatalperen.com

Filed Under Kategorilenmemiş |

Leave a Comment

If you would like to make a comment, please fill out the form below.

You must be logged in to post a comment.

kiralık vinç mp3 istek canada news saat